delirttiniz bizi

Danalar delirdi dediler, et yedirmediler, çiğ süt içme, kutulu olsun, şimdi kutusuz süte dön, açık olsun, köy tavuğu yeme  gribi gelir, hazır tavuk yeme ibne! olursun diye delirttiler bu milleti. İçimden kocaman bir çığlık atmak geliyor artık. Yeteeeeerr.. diye. karışmayın bu millete artık. En güzeli. Ne uzman istiyorum hayatımda ne de uzman görüşü. Keyifle yediğimiz, yerken mutluluktan bilmem kaç tane faydalı hormon salgılayarak zevkin doruğuna çıktığımız ve günde en az 3 kez bunu yaşadığımız yaşamımızın en güzel anlarının içine ettiniz. Şimdi sadece ve sadece stres, kaygı ve endişeyle bilmem kaç tane kötü hormonun salgılanmasını sağlıyorsunuz vücudumuza. Sağolun.

Ben anamın, atamın yaptıklarının aynısını yapıcam.

Dağlardan toplanan her türlü otu yiyeceğim,  etimi de tereyağımı da, sütümü de zeytinimi de, balığımı da yumurtamı da köylüden,  esnaftan, bakkalımdan, sütçümden alacağım. Bunları alırken hepsiyle tek tek sohbet edeceğim, onların yüzünde bir gülümseme, kendi hayatıma muhabbet sokacağım, komşumu görünce mutlu olacağım, taze börülcenin içindeki kurttan korkmak yerine, o da kısmetini burada arıyor diyerek, bir kenara koyacağım, gülmeyi, güldürmeyi, coşmayı, kapı gıcırtısında bile kıvırtmayı unutmayacağım.

Kızımın da benim gibi, anam gibi, atam gibi yaşamdaki en ufak güzelliklerin tadına varmasını sağlayacağım, bir çiçeğin rengi, bir rüzgarın seslenişi, bir damlanın camda duruşu, kuşların sabah cıvıltıları, keçilerin melun bakışları. hepsi coşma, gülme, yaşama bağlanma nedeni olacak.

Suratsız, muhabbetsiz, siyahlara bürünmüş, endişeli, ağzına attığı her lokmayı, aldığı her yudumu sorgulayan, kendisiyle kavgalı bir hayat bize, çocuklarımıza, yaşadığımız evrene herşeyden daha çok zarar veriyor.

Kocaman bir gülümsemeyle.

Reklamlar