Her Türlü Ayrımcılığa Karşı, Yaşasın Çocuk Kitapları

N. yürümeye başladığı zamandan itibaren mümkün olduğunca gittiğim her yere  götürdüm. Hastane, diş hekimi, postane, banka, tapu. Benim için çok yorucu oluyordu ama ne kadar çok yeri görür, ne kadar farklı insanlarla temas halinde olursa o kadar alışacağına inandım. Bir gün bankada sıra beklerken, koltuk değnekleriyle dahi yürümekte çok zorlanan bir adam gördü. Bir süre baktı, bana döndü.” Anne bak bizim kulaklarımız kepçe ya, diğer insanlardan farklı. Bu adamın da bacakları farklı” dedi.

N’nin bir önceki kreşinde bir otizmli, bir de down sendromlu arkadaşı vardı. Çok da iyi anlaşıyorlardı. Şimdi de istiyorum ki gideceği ilkokulda farklı arkadaşları olsun. Doğal ortamı içinde, toplumdaki çoğunluktan farklı çocuklarla, insanlarla iletişimi, arkadaşlığı olsun. Bunun için otizmli çocukların eğitiminde ayrımcılığa son verilmesi otizm eylem planının uygulanması ve Türkiye’de farklı gelişim gösteren bireyler için ilk kez açılan “eğitimde ayrımcılık davası” nın olumlu sonuçlanması çok önemli.

Türkiye’de sokaklarda, okulda, ortak yaşam alanlarımızda engellileri göremiyoruz. Çünkü sokaklar hala uygun olmadığı için evlere kapanmış durumdalar. Okullarda otizmli, down sendromlu bir çocuk göremiyoruz çünkü okumaları, diğer çocuklarla eşit eğitim almaları engelleniyor. Transseksüel  komşularımız olamıyor. Çünkü onları şehir dışına gettolara attık. Evlat edinilmiş bir arkadaşları olamıyor. Çünkü aileler bunu kendi çocuklarından bile hayat boyu gizlemeye çalışıyor. Örnekleri sonsuz şekilde çoğaltmak mümkün. Eh farklı insanlarla içiçe yaşamadan, etrafında tek tip insan/çocuk gören bir çocuk büyüdüğünde, karşısına daha önce karşılaşmadığı biri çıktığında herşeyiyle onu nasıl kabul edecek? Sadece benden, bizden farklı bir insan diyebilecek? Farklılıklarla ilgili bizim kütüphanemizde yer alan, ya da halk kütüphanesinden aldığımız bazı kitaplardan örnekler yazayım.

1- Müzisyen İnek Sırma

Bir ineği, hayvanların ve hatta ineklerin bile  dış görünüşüne bakarak nasıl dışladıklarını anlatıyor. Şehirde açılan müzik yarışmasına katılmak isteyen Sırma, bazen kıyafeti, bazen kısa olması, bazen zayıf olması v.b. pekçok nedenle hiçbir müzik grubuna giremiyor. En sonunda sadece yaptıkları müziğe bakarak değişik hayvanlardan kendi müzik grubunu kuruyor. Bu gruptakiler elbette sırma gibi dışlananlar.

muzisyen-inek-sirma-4

Duygusal bir kurt, çelimsiz zayıf bir fil, bir bacağı olmayan zebra ve elbise giymiş gayet kibar bir ayı. Müziğin birleştici gücünü de unutmamak lazım.

Kitapla ilgili ayrıntılı yazı için buraya tıklayabilirsiniz.

2-Başka Bir Anne

Pek fazla etek giymeyen, tuhaf saçları olan, rengarenk , biraz çatlak, çokça aykırı bir anneyi kızının ağzından anlatan bir kitap. Bazı anneler için kurtarıcı olabiliyor 🙂

Kitapla ilgili ayrıntılı yazı için buraya .

3- Köpekler Bale Yapmaz

Küçük kızımızın bale seven köpeği için herkes aynı şeyi söyledi. Babası, öğretmeni. Köpekler bale yapmaz. Ama bu köpek farklı. Kedi kovalamaz, sopa atarsınız gidip getirmez, tuvaletten su içmez. Aklı fikri balede köpeğimizin. O bale kıyafetlerine bakar uzun uzun, gizliden bale derslerini izler, çok çok çalışır, bale gösterilerine gider. Çok üzerler, motivasyonunu çok kırarlar, sırf bale yapmak isteyen bir köpek diye. Ama birgün  bir mucize olur ve kendini sahnede bulur köpeğimiz. Ve seyirciler arasında bir kişi haykırır. Bu bir köpek, ama bale yapabilen bir köpek. Ardından köpeğimiz sahnede coşar da coşar ve herkesin saygısını kazanır, gazetelere çıkar 🙂 Çoook tatlı, çook şirin bir kitap 🙂 Kitabın dokusu, resimler, renkleri şahane.

Kitapla ilgili ayrıntılı yazı için buraya

4- Yapabilirim

Tekerlekli sandalyeli bir çocuğun yaşamından kesitler.

http://www.dr.com.tr/kitap/erken-cocukluk-kitapligi-yapabilirim!/jennifer-moore-mallinos/cocuk-ve-genclik/okul-cagi-6-10-yas/cocuk-bilim/urunno=0000000288746

5- Duyamamak Böyle Birşey

İşitme engelli Lana’nın yaşamını, insanlarla nasıl iletişim kurduğunu, işaret dilini, yaşamını kolaylaştırmak için yaptıklarını anlatan çok güzel bir kitap

http://www.dr.com.tr/kitap/duyamamak-boyle-bir-sey/kolektif/cocuk-ve-genclik/okul-cagi-6-10-yas/cocuk-oyku-hikaye/urunno=0000000380667

6- Yaşlı Ayılar Ağaca Tırmanamaz

Çocuklara yaşlıları sevdirebilecek bir kitap. Zor yürüyorlar, yavaş hareket ediyorlar, ağaçlara tırmanamıyorlar diye onları küçümsememiz gerektiğini, yaşlıların bilgeliklerinden çok şey öğrenebileceğimizi anlatan bir kitap.

http://esatis.tubitak.gov.tr/books/6441

7- Dünya Çocukları

Farklı gözler, farklı saçlar, farklı evler, farklı ülkelerle ilgili şahane bir kitap.

http://esatis.tubitak.gov.tr/books/2405

8- Gökkuşağının Tüm Renkleri

Kitabın tanıtım bülteninden “Gözlerimizin şekli, derilerimizin rengi, hatta tercih ettiğimiz yemekler farklılıklarımızı ortaya koyan özelliklerimizdir. Fakat en temel yönlerimizi düşününce, hepimizin fazlasıyla benzer olduğunu görürüz. Hepimiz duygulanırız, düşünürüz, ümitleniriz ve rüyalar görürüz; mutlu olunca gülümser, çok üzülünce ağlarız. Dünyanın her yerinden insanlar bir araya gelince muhteşem bir görüntü ortaya çıkar. Bu, bir gökkuşağı gibidir. Hepimiz insan olduğumuz için farklılıklarımızı sevmeliyiz. Hadi, bir araya gelelim ve bir gökkuşağı oluşturalım! ”

http://www.idefix.com/kitap/gokkusaginin-tum-renkleri-jennifer-moore-mallinos/tanim.asp?sid=X4B2XTCQQ565V3P969X4

9- Elmer – Gri fil sürüsünde tek rengarenk fil olmak. kolay değil elbette.

http://www.birdolapkitap.com/2010/06/01/farkli-olmanin-nesi-kotu/

10- Kütüphanedeki Aslan

İşte bazı aslanlar da kitap düşkünü arkadaş. Kütüphaneye kitapları koklamaya, okumaya geliyor ama kütüphanede bir aslan olur mu hiç? Oluyor. Ama sırf “aslan” olduğu için birgün herkesin verebileceği bir tepkiyi verirse, dışlanması da çok kolay oluyor. Çok güzel bir hikaye. Ayrıca kütüphaneleri de sevdiren ve kuralların bazen uygulanmayabileceğini de çok güzel anlatan bir kitap.

http://www.birdolapkitap.com/2010/02/18/her-kutuphanenin-gonlunde-bir-aslan-yatar-2/

11- A Mother for Choco

Muhteşem, muhteşem, muhteşem bir kitap. Keşke Türkçe olarak da bir an önce yayımlansa. Choco küçük bir kuş. Annesini arıyor. Ama tüm hayvanlar choco’ya benzemediklerini söylerek onun annesi olamayacaklarını söylüyorlar. Sonra bir ayı annesini bulamadığı için üzülen choco’nun yanına gidiyor ve choco’nun annesi olsaydı neler yapacaklarını soruyor. Birbirlerine sarılıyorlar, şarkı söylüyorlar, dans ediyorlar. Ayı choco’nun annesi oluyor. Ve diğer çocuklarıyla tanıştırıyor. Bir hipopotam yavrusu, bir domuzcuk ve bir timsah yavrusu 🙂 Hiçbiri ayıya benzemiyor. Çünkü anne olmak için benzemeye gerek yok ki. Sevmek, emek vermek yeter 🙂

Kitabın okunduğu bir video.

http://www.youtube.com/watch?v=8XCQLAB_qAQ

Satın almak isterseniz.

http://www.amazon.com/Mother-Choco-Paperstar-Keiko-Kasza/dp/0698113640

12- Tüm Todd Parr kitapları.

Mesela Family Book.

Her aile farklıdır. Bazı aileler kalabalık, bazı aileler küçük (misal analı kızlı) bazı aileler aynı renkten, bazı aileler farklı renklerden, bazı aileler iki babadan (huuppss burası Türkiye, ileri gitmeyelim ) oluşur.

http://www.amazon.com/The-Family-Book-Todd-Parr/dp/0316070408/ref=pd_rhf_ee_s_cp_2_PCJ0?ie=UTF8&refRID=1QF6VHNF086PXF4020V3

It’s Okey To Be Different

http://www.amazon.com/Its-Okay-To-Be-Different/dp/0316043478/ref=pd_bxgy_b_img_y

The Mommy Book– Anneler de farklıdır 🙂

http://www.amazon.com/The-Mommy-Book-Todd-Parr/dp/0316070440/ref=pd_sim_b_5

13- Tali Alayla Başa Çıkıyor

Gözlük taktığı için arkadaşları tarafından alay edilen Tali’nin yaşadıkları.

http://www.idefix.com/kitap/tali-alayla-basa-cikiyor-berrin-goncu-isikoglu/tanim.asp?sid=KZPV2XLQOA8A42BTU4M2

14- Down Sendromlu Bir Arkadaşım Var-

Henüz okumadık ama yeni sipariş listemizin ilk sırasında. 

http://www.idefix.com/kitap/down-sendromlu-bir-arkadasim-var-jennifer-moore-mallinos/tanim.asp?sid=WL5T18CSCS4SXC86W6KL

15-My Friend With Autism

Çocuklara otizmi anlatan ve otizmli arkadaş hakkında bir kitap. En kısa zamanda alınacaklar listesinde. Ve keşke bu kitap da Türkçe yayımlansa.

http://www.amazon.com/My-Friend-Autism-Enhanced-Coloring/dp/193527418X

Şimdilik bu kadar. Sizin de ekleyeceğiniz kitaplar varsa, harika olur 🙂

Reklamlar

Hayal kırıklıkları

Gorkem’in son yazısı beni de düşündürdü. Hiçkimseye ayrımcılık yapmayan, farklılıkları nedeniyle insanları küçümsemeyen, her koşulda şikayet etmeden yaşamını sürdürebilecek donanıma sahip bir çocuk yetiştirmek hayalim. Bunun için de kendimce çabalıyorum. Pekçok anne de çabalıyor. Çok iyi biliyorum. Ancak, ben ne kadar sözle, kitaplarla bu konuları anlatmaya çalışsam da, birebir yaşamadığı, tecrübe etmediği sürece çocuğun sizin anlattıklarınızı içselleştirmesi mümkün olmayabiliyor.

Arabamız olduğu dönemde, toplu taşımaya alışsın diye N. ile ayda bir otobüs  veya tramvaya binerdik ve çok eğlenirdi. İki ay önce arabasız kalıp, otobüse binmenin eğlence olmadığını ve sürekliliğini algılayınca şikayetler, mızırdanmalar başladı. Yoruldum, arabamızı istiyorum, burası kalabalık vesaire 🙂 15 gün kadar bu şikayetler devam etti ama şimdi hiç sesi çıkmıyor ve otobüste kart nasıl gösterilir, nasıl para verilir, yaşlı ve çocuklulara yer verilir hepsini öğrendi 🙂 sabahın köründe okula servisle gitmeye de alıştı 🙂  Bazen içim acıyor ama bir taraftan da ikimiz için de iyi oldu diyorum. Ben bile yaşadığım şehrin, memleketin gerçeklerinden, arabalı yaşam nedeniyle kopmuşum meğer 🙂

N. 3 yaşına geldiğinde, danışmanımız yavaş yavaş hayal kırıklıklarına alıştırmanın zamanı geldi demişti. Bu yaştan itibaren çocuğu hayal kırıklıklarına alıştırmak, hem çocuğu büyüdüğünde başına geleceklere hazırlamak, hem de anneyi herşeyi açıklama, ikna etme, gerekçe bulma derdinden kurtarmak için gerekliymiş. Bizde oldukça işe yaradı. 2 ayda bir bir oyuncakçıya gidip,  gezip dolaşıp hiçbir şey almadan çıkmak. Neden veya gerekçe sunmadan. Tabii ki çocuk soracak, neden oyuncak almadık anne. Hımm bugün almıyoruz üzgünüm. (param yok, pahalı v.s. söylemek yok.) Bu gelecek yıllarda nasıl işe yarıyormuş. Örnek. Çocuğunuz 15 yaşına geldi ve arkadaşlarıyla dışarı çıkıp sabaha karşı dönmek istiyor. Siz de gece 12 sınırı koydunuz diyelim. Çocuk bu sınıra karşı çıkacak ve nedenini öğrenmek isteyecek, sizin her söylediğiniz gerekçeye de muhakkak bir kulp bulacak. İşte o zaman bu alıştırmalar işe yaracakmış. gece 12’de eve dönmeni istiyorum. Neden anne. Neden yok. Öyle istiyorum gibi 🙂 Analarımızın yaptıkları aslında 🙂 Eminim buna karşı çıkacak okuyucular olacaktır 🙂

Arabasız kaldığımızda da bu işimize yaradı.

– Arabamız nerede anne.

– İnsanların bazen arabaları olur bazen de olmaz. Şimdi de bizim yok.

– Ama bizim vardı anne, şimdi neden yok.

– Bir süre böyle kızım.  (Ebeveyni ilgilendiren bu konunun ayrıntılarını 4,5 yaşındaki çocuğa anlatıp yük vermeye gerek yok gerçekten)

Bazen gerekçesiz de  bir şey yapılmayabilir veya yapılabilir. Hayatta ne yazık ki bu da var.

Ebeveynler olarak biz ne yaparsak yapalım, muhakkak herşey bizim istediğimiz gibi olmayacak, yeni nesil bizden çok farklı olacak. Bundan eminim. Yine de ben aklımın erdiğince elimden geleni yapayım. Gerisi kısmet diyeceğim, çare yok 🙂