Babasız kitaplar

Bekar annelerin cocuklarının belli bir donem icin, cok baskin bir baba rolüyle karşılaşmaması öneriliyor pedagoglar tarafından. Özellikle de baba kurtarıcı durumda veya kahraman olarak gösteriliyorsa.

Bu nedenle çocuklarımıza kitap alırken, okurken, çizgi film seyrederken, seçerken çok seçici olmakta fayda var. Ve ne yazık ki, Türkçe çocuk kitabı tanıtımı yapan (birdolapkitap, kipitap duy sesimiziiiiii) sitelerde böyle bir ayrım yok.

Sevgili nurturia annesi arkadaşlarım, sağolsunlar, – Perlinaa, GulcanDeniz, Hduran, ucurtma, yuksel, lacivert0, babu, miraclelife, feyzan71, aslı_yagmur, serapneva, cicianne, sahra_hira, handant, umutun_annesi, mus, ilknur, batuhaninannesi, cokbilmis, balbocegim, kedidirkedi– konuyla ilgili soruma öneri ve yorumlarıyla cevap verdiler ve aşağıdaki genel liste oluştu.

Bekar Anne Dostu Kitaplar:

1- Klasiklerden : Kırmızı başlıklı kız, pamuk prenses, peterpan v.b.
2- TÜBİTAK yayınlarından : Yağmurlu Bir Gün, Güneşli bir gün, Karlı Bir Gün, Çiftlikte, Denizin Altında, Gölde, Ay’da, Kelebek, Kültürlü Kurt, Duyularımız-Duygularımız, Korkmuyorum,  Dünya Çocukları, Bir milyon ne kadar büyük. (Anne var sadece babanın adı bile geçmiyor.)

3- Mimi- Anne ben kimim?
4- Tostoraman’ın tüm kitapları
5- Sakar cadı vini serisi

6- Miki fare serileri.

7- Ayagina diken batan super karga

8- Neden annemi cok seviyorum.

9- Aç Tırtıl
10- Kasabanın en şık devi

11- Kırmızı elma.

12- Maymun kral

13- Cars (Arabalar) kitapları.

14- Bebek Koala serisinden . -Küçük Orkestra-Akşam Yemeği-Kayıp Oyuncak

15- Nohut oda bakla sofa

16- Yaramaz Fındık

17- Köpük ile Pıtır

18- Mavi Fil Tombik

19- Yetenek yarışması

20- Neyse ki ne yazık ki

21- Supurgede yer var mi ?

22- Minik balik okyanus macerasi

23- Yaramaz bebegin maceralari

24- Zogi

25- Böyle bir kuyrukla ne yapardın?

26- Winnie  the pooh serisi

27- Behiç ak kitapları

28-Yataktan düşen ayıcık.

29-Kütüphanedeki aslan

30- Elmer serisi
31- Ormanda doğumgünü partisi

32- Mutlu su aygırı
33- Maskeli fare ( pırtık tekir, tostoraman, değnek adam, zogi nin yazar ve çizerinden)
34- Şirinler kitapları. (şirinleri kocaman bir aile sayabiliriz, anne baba figürü olmadan)

35- Keloğlan kitapları.

36- Koyun Russel.

Bekar Anne Dostu Çizgi Filmler:

1-     Winnie the pooh

2-     Şapkadaki kedi

3-     Cbeebies Tweenies’ler.

4-     Keloğlan

5-     Cars (arabalar)

6-     Ahtapot Oswald CD serisi.

7-     Kipper serisi.

8-     Toy story. (Sadece anne var.)

9-     Digiturk 165 playhouse’ta vız arı hariç hepsi.

10- Ratatouille

11- Şirinler

12- Bir tane Rus çizgi filmi. Youtube’dan izlenebilir. Annesi ve babası görünmüyor hiç. Arkadaşı Ayı ile Maşa’nın orman içinde geçen maceraları var sadece. Maşa ve Ayı ya da “Masha i Medved” yazarsanız youtube’a bulursunuz. Maşa’da az konuşma olduğundan çocuklar dilinden rahatsız olmuyor.

13- “Uzun Çoraplı Kız Pippi” Annesi ve babası yok, tek başına yaşıyor.

14- Heidi. Anne ve babası yok. Üstelik çok mutlu ve özgür bir çocuk.

15-Shaun the Sheep

Asla Okunmaması Gereken Kitaplar:

1- Benim babam bir dev

2- Babamı neden çok seviyorum

3- Değnek Adam

4- En güzeli benim evim (Doğrudan baba-oğul ilişkisi)
5- İyi geceler ponpon (klasik aile üzerine kurulu)

6- Tübitakın doktorda, yavru köpek kitapları.

7- Pire torbası

8- Gofret ile babası

9- Kuzey yayınlarından kardeşim solucan boyama kitabı (anne yok baba var)

10-İyi geceler ponpon

11-Pirinc lapasi ve kucuk ejderha

12-Yavru ahtapot olmak cok zor

 Asla İzlenmemesi Gereken Çizgi Filmler:

1-Caillou

2- Kahverengi ayıcık

3- Laura’nın yıldızı
4- Sid bilim çocuğu

5- Bambi – (Çok acıklı hiçbir çocuk izlememeli.)
6- Tinkerbell- Peri kurtaran ( bunda baba figuru çok var.)

7-  Kayıp Balık Nemo

8- Mutlu Ayaklar-Happy Feet

 Okurken veya Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

  1. Küçük Kutup Ayısı serisi. (Büyük Ayıyı baba olarak algılayabilirler. Bizde olmadı ama olanlar var.)
  2. Bebek koala serisi (Seçerken dikkat etmekte fayda var.)
  3. Pirtik tekir (okunabilir diye onerilmis ama pirtik tekir bir baba.)
  4. Mamutlu Börek (tek bir yerde sanıyorum baba kelimesi geçiyor, bütün akrabalarının Mamut’a yardım etmeye geldiğini belirten bir cümlede… )
  5. Bil bakalım seni ne kadar çok seviyorum (Aslında figür baba, ama rahatlıkla anne olarak anlatılabilir)
  6. TÜBİTAK: Tepeden Tırnağa Vücudunuz, Yuvada ( Kitaplarda baba rolü var. Özellikle yuvada kitabında anneyi yuvada besleyen baba kuş var. Vücudumuzda ise çocuğun oluş şeklinde baba var. )
  7. Kuzey yayınlarının boyamalı hikâye kitapları aile konusuna girmiyor genelde. Alırken incelemekte fayda var.
  8. Kirpi ile Kestane
  9. Horton kitapları.

Hadi tüm okuyucular, desteğe devam 🙂 yeni önerileri ve yaptıysak hatalarımızı düzeltmenizi bekliyorum 🙂

Reklamlar

Herkesin babası vardır.

Bekar annelerin en çok takıldığı konulardan biridir baba meselesi. Hele ki baba vefat ettiyse, uzaktaysa, hiçbir şekilde görüşme-iletişim imkanı yoksa ya da istenmiyorsa, bu durumda çocuğumuzun sağlıklı gelişimi için ne yapılması gerekir sorusunu kendimize sorarız. Çocuğun kız ya da erkek olmasına göre de endişelerimiz artar veya azalır.

Ben her zaman yakın çevreme, arkadaşlarıma, kızımın öğretmenine şunu söylüyorum. Ben kızımın babası yanımızda olmadığı için üzgün, eksik, yetersiz, başı eğik değilim. Bunu bir sorun olarak da görmüyorum. Ama ne zaman ki kızım bu durumu eksiklik, yetersizlik olarak görür, kendini bu nedenle mutsuz hisseder işte o zaman bu benim için büyük sorun olur.

Yani aslında uğraşmam gereken başlıca sorun, yakın çevrenin bakışlarıyla ve sözleriyle çocuğuma yanlış mesajlar vermelerini engellemektir.

Çocuğun gelişiminde erkek-kadın modellerini yeterince tanıması, kız çocuğunun bu yaşlarda bir erkeğe aşk beslemesi gerektiğini söyler uzmanlar. Hatta bazıları çocukların gelecekteki cinsel yönelimleri açısından bu dönemin önemli olduğunu söylerler. Ben buna çok fazla takılmıyorum açıkçası. Çocuk büyüdüğünde kendini nasıl, kiminle ne şekilde mutlu hissediyorsa hayatını o şekilde yaşar, bunun çok fazla rol modellerle alakası olduğuna inanmıyorum.

Benim takıldığım, önemsediğim başka bir nokta var. Çocuk olsun, büyük olsun, bir insanın etrafında ne kadar çeşitli insan varsa, ne kadar çok ilişki biçimi yaşarsa, o insan o kadar zenginleşir ve sağlıklı gelişir. Yaşlılarla, gençlerle, erkeklerle, kızlarla, yakın uzak aile bireyleriyle, komşusu, bakkalı, engellisi, teyzeleri, dayılarıyla ne kadar samimi ve içten iletişim imkanı sağlanırsa, o çocuğun gelişiminde en güzel çözüm bulunmuştur bence. Hem de bu gelişim farkına varmadan akar gider.

Peki ben bunun için neler yapmaya çalışıyorum?

1- Nine ve dedeyle iletişim:

İlber Ortaylı Hocaydı sanırım, bir kitabında şöyle birşey diyordu, ne zaman ki bizim toplum çekirdek aileye döndü, işte o zaman bu toplum çökmeye başladı. Ninelerden, dedelerden anlatılan masalları çocuklar dinleyemez oldu, Anadolu’nun binlerce yıllık kültürü yeni nesillere aktarılamadı.”

Biz hemen hemen hergün anneanne ve dedeyle birlikteyiz. ( Anam kadar güzel yemek yapamamamın da etkisi var bu sıklıkta itiraf ediyorum 🙂 Kızım onların Türk kahvelerini hazırlar, ikram eder, onlarla beraber bir iki yudum alır, dedenin bastonuyla oyunlar oynarlar. Kreşte öğrendiği egzersizleri ninesine gösterir, sırtlarına beraber merhem süreriz, ninesi kızımın başına beyaz bir tülbent bağlar gelin eder ve daha nice oyunlar. Onlar birliktelerken araya girmemeye çalışırım. Onlarla ayrı bir iletişimi olmasını çok önemsiyorum.

2- Dayılar, teyzeler, kuzenler ve komşularla ilişkiler:

Haftada en az bir kez teyzelerimizle görüşürüz, oynarız, yemek yeriz, komşularımızın tümüne selam verir, onlardan selam alır, çocuklarıyla sokakta ya da evimizde oynarız. Dayısı bazen kızdırır, bazen omuzlarına alır gezdirir, bazen bilgisayarda şarkılar dinletir. Kuzenleri ziyaret eder, top oynarlar evin içinde.

3- Bakkalımız, tüpçümüz, sucumuz, terzimiz, berberimiz.

Tümüne her sokağa çıkışımızda selam veririz, ayaküstü söyleşiriz.

4- Arkadaşları:

Özellikle kreşe başladıktan sonra yakın arkadaşı olmaya başladı. Her kreş dönüşünde arkadaşlarıyla ilgili sorular sorarım, anlattıklarına göre duygusal tepkiler veririm, arkadaşlarını ve onlarla ilişkini önemserim ve önemsediğimi belli etmeye çalışırım.

5- Öğretmeni:

Öğretmenini severiz, kreşteki diğer öğretmenlerini de sever ve her sabah ve her akşam tümüne hal hatır sorup güler yüzümüzü eksik etmeyiz.

6- Köy hayatı:

Toprakla, ağaçla, sümüklü böcekle, anasından süt gelmediği için koca biberondan sütünü içen hep aç buzağıyla (buzağının biberondan sütünü içtiğini görmesi benim mememden süt gelmediği için sana biberonla süt içirdim annecim açıklamamın üstüne nefis oturdu, bak onun da annesinden süt gelmemiş, biberonla içiyor sütünü dedik), keçilerle, samanlarla, samanların üstünden topladığı tazecik yumurtalarla, dalından kendi kopardığı zeytinlerle iletişimini önemsiyorum.

Sonuçta nerden nereye geldim. Derdimi anlatabildim mi emin de değilim. Bugün kafam çok dağınık aslında. (kreş hastalıklarından bıktım ben anti parantez.)

Tüm bu yaşananlara rağmen çocuk baba isteyebilecektir, özenecektir arkadaşlarına, sorular soracaktır. Bu sorulara cevaplar verilir, bir şekilde çocuğun kendini kötü hissetmemesi sağlanabilir. (Aksilik olmazsa bu konuda bir uzmanla söyleşiyi yakında buraya taşımaya niyetliyim.) 

Ancak iki husus çok önemli bence. Bir biz analar hep dik duracağız, ikincisi imkanımız neye elveriyorsa, mümkün olduğunca farklı insanlarla, doğayla iletişimi zenginleştirmeye çalışacağız.

Son söz. Kızımla gurur duyduğum diyalog.

Kreşte. Arkadaşı sorar.

Seni kim alıyor akşam?

Kız: Annem.

Arkadaş: Beni babam alıyor.

Kız: Benim babam yok. (Gayet doğal ve net bir şekilde söylemiş)

Arkadaşı susar.

İşte herşey bu kadar doğal.