Tek başına iktidar…

Öyle bir iktidar düşünün ki doğduğunuz andan itibaren sizi yediriyor, içiriyor, temizliyor, her ihtiyacınızı karşılıyor, tüm kaynaklarını size ayırıyor ve siz bu durumdan olabildiğince memnunsunuz. Sonra bu ihtiyaçların karşılanması sizi yeterince mutlu edemiyor, kendi kendinize yetmeye başlıyorsunuz ve o iktidarın size sundukları, onun doğruları dışında, sizin özel ihtiyaçlarınız, istekleriniz başlıyor, bir de savaş tabii ki 🙂

Sizden büyük, sizden güçlü, size sürekli bilgiçlik taslayan, doğruyu yanlışı söyleyen, giyiminize, yediğinize, eğitiminize, uykunuza büyüyünce en mahrem işlerinize kadar karışan sinir bozucu sıkıntı verici biri. Hem gıcık olduğunuz hem çok sevdiğiniz ve hem de hala ihtiyaç duyduğunuz.

Bu iktidar üstüne üstlük ben senin için saçımı süpürge ettimle başlayan duygusal baskılardan, yaşamsal ihtiyaçların kesilmesi tehditlerine kadar her şeyi size karşı kullanmaktan çekinmiyor.  Sizi, kişiliğinizi yok sayıyor,  özgürleşmenizi  istemiyor. Sonsuza kadar ona bağlı kalmazsanız, sizi onsuz kalmakla tehdit ediyor. Tam bir faşist.  Yazarken bile içim daraldı 🙂

O bir anne.  Yani ben. Annelik hele bekar annelik nasıl büyük bir güç. Bilgi sizde, güç sizde, sevgi sizde, tehdit sizde. Karşınızda da size muhtaç bir çocuk.  Oh yeme de keyfini sür.

Özellikle bekar ebeveynlikte durum daha korkunç.  Aynı evin içinde, siz kızdığınızda çocuğun kaçıp gidebileceği, sığınabileceği veya şımarabileceği, size de “hey kendine gel azıcık geri çekil ne yapıyorsun” diyen bir insan olmaması durumu vahimleştiriyor.  Dikkat edin, bekar annelerin çocukları genelde uysal ve itaatkar görünürler. Sadece öyle görünürler 🙂 Çocuk çok korkuyor aslında. Ne yapsın. Hem ben varım ve burdayımı  göstermek hem de o iktidarın kötülüklerinden kurtulmak için pasif agresif oluyor. En akıllıca yol. Çevrenizdeki herkes ay ne kadar uslu bir çocuğun var derken, kendinizi dışı sizi, içi beni yakar derken bulabilirsiniz 🙂

Kendime sürekli hatırlatmaya çalıştığım şey bu. Çocuğa alan yarat, nefes alsın, özgürleşsin,  ona saygı duy.  Kendi doğrularını yaşa, öğretmeye çalış, göster ama dayatma. Öyle bir güce  bir erke sahipsiniz ki, çocuk büyüdükçe yavaş yavaş bundan vazgeçmek, çocuğu rahat bırakabilmek için özel çaba sarf etmek lazım.

Geçenlerde kendimi etek, elbise giymekten bıkmayan kızıma “pantalon tayt da giy biraz, ne bu her gün her gün etek” diye söylenirken buldum.  Ailem de  yıllarca “yeter bu kadar pantolon giymek, biraz da etek giy” diye beni  mahvetti. Benim ne farkım kalmıştı. Hiç. Bunu hatırladım ve sonra sustum. Onun hayatı onun kıyafetleri, napiyim 🙂

Şu anda Naz kendi istekleri için benimle çatır çatır kavga ediyor.  Aslında baştan kabul edebileceğim bazı isteklerine, benimle mücadelesinin ardından tamam demeye bayılıyorum. İstedim, savaştım ve aldım diyebilsin. Bu da benim kontrolümde ve iktidarımın bir parçası kabul. Ancak mücadeleci olması ve otoriteye boyun eğmemesi için bir yöntem diyerek kendimi kurtarayım. Çocuktan gelen taleplerin, iktidarın tüm güçleri kullanılarak bastırılması veya hemen kabul edilmesi yerine mücadele alanlarına dönüştürülmesi iyidir zannımca 🙂

Bachmann der ki, faşizm iki insan arasındaki ilişkide başlar. En tehlikeli ve uyanık olunması gereken ilişki alanı ise ebeveyn çocuk ilişkisi bence.  Çok dikkatli olunmalı.

Ebeveyn faşizmini yaşayan ve içselleştiren çocukların  yetişkinliklerinde otoritenin her yok edici eylemine boyun eğdiğini görmek şaşırtıcı olmayacak.

Sonuç bugünkü halimizden de belli…

Reklamlar

1 thought on “Tek başına iktidar…”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s